PAYLAŞ

Türkiye’ye uluslararası sermaye girişi 2015 yılından sonra hızla gerilemeye başlayınca yabancıların ilgisini çekmek için “vatandaşlık promosyonu” devreye sokulmuştu. Resmi Gazete’nin 11 Ocak 2017 tarihli sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğe göre 2 milyon dolar yatırım yapan veya 1 milyon dolarlık ev alıp üç yıl süreyle satmayanlara başka bir şart aranmaksızın vatandaşlık hakkı veriliyor. Ayrıca en az 100 kişilik istihdam oluşturanlar, en az 3 milyon dolar tutarında mevduatı üç yıl Türkiye’de tutanlar veya en az 3 milyon dolar tutarındaki devlet borçlanma araçlarını üç yıl elinde bulunduranlar da vatandaşlık hakkı kazanabiliyor.


2016’nın ilk dokuz ayında Türkiye’ye 9 milyar 40 milyon dolarlık uluslararası doğrudan sermaye girişi olmuş ve bunun yüzde 32.58’ini oluşturan 2 milyar 946 milyon dolarlık bölümü gayrimenkule yatırılmıştı. Bu yıl aynı dönemde uluslararası sermaye girişi 7 milyar 340 milyon dolara gerilerken, gayrimenkul alımı 3 milyar 682 milyon dolara yükselerek toplam yabancı yatırımının yüzde 50.16’sına ulaştı. Böylece gayrimenkul satışı diğer alanlara giren yabancı sermayenin üzerine çıkmış oldu.

Doğrudan uluslararası yatırım girişlerine toplam üzerinden bakıldığında da olumlu seyrin bozulduğu açıkça görülüyor. Gayrimenkul dâhil yabancı yatırım girişi 2012 yılında 13 milyar 628 milyon dolar, 2013 yılında 12 milyar 896 milyon dolar, 2014 yılında 12 milyar 828 milyon dolar düzeyindeyken, 2015 yılında ciddi bir sıçrama ile 17 milyar 550 milyon dolara yükselip, 2016 yılında yaklaşık 5 milyar dolarlık kayıpla 12 milyar 771 milyon dolara gerilemiş. Bu yılın ocak-eylül döneminde gayrimenkuldeki rekor satışa rağmen toplam yabancı sermaye girişinin 7 milyar 340 milyon dolara düşmesi, yıl sonunda altı yılın en kötü tablosuyla karşılaşma ihtimalini güçlendiriyor.

Yurt içi ve yurt dışında konut satışına aracılık eden Nova Group Holding Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Güler ise son dönemde Suudilerin bloklar halinde konut aldığını, hatta bin konutluk büyük projelere üretici olarak girdiğini söyledi.

Güler’in Al-Monitor’a verdiği bilgi şöyle: “Suudların büyük potansiyeli var. Şu anda anormal mal alıyorlar. Suud’daki iç karışıklık Türkiye’de gayrimenkul ve diğer üretim alanlarına kapsamlı sermaye girişi sağlayacak. Bu yıl yabancılara 5 milyar dolarlık satış yaparız. Bizim orta gelir seviyesinin üzerindekilere yönelik satış programımız yok. Bu da ciromuzu aşağı çekiyor. Fiyatlarımız çok düşük. Eğer üst gelir seviyesindekileri hedeflersek Türkiye’de yabancılara gayrimenkul satış rakamlarının yılda 10-15-20 milyar dolara gitmesi mümkün.”

Orta Doğulu alıcılar için Türkiye’nin Müslüman ülke olarak cazibe yarattığını belirten Güler, “Burada konut alanlar ezan sesiyle, camisiyle, hayatın her parçasıyla kendi ülkesinde gibi yaşayabiliyor. Ayrıca Dubai’den konut alanlar vatandaş olamıyor ama Türkiye’de vatandaş olabiliyor. Bu bizim için büyük avantaj.” dedi.

Gerçekleşme ve beklentiler ışığında 2017 sonunda nasıl bir tablonun ortaya çıkacağını şimdiden tahmin etmek mümkün. Türkiye bu yılı gayrimenkul satışında rekorla kapatabilir ama gayrimenkul dışı yabancı sermaye girişinde durum çok kötü. Son altı yılın en düşük rakamı görülebilir.

Konunun uzmanından detaylı bilgi almak ve portföyleri incelemek için tıklayın.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here